Biz 1 ay süren gribi yeni atlatmadık mı? Şimdi nereden çıktı bu amipli dizanteri?
Bugün Eylül'ün ateşli geçirdiği 4. gecesi. Vücudu iyice yoruldu. Ne doğru düzgün uyuyabiliyor ne de yemek yiyebiliyor. Yazık benim kuzuma.
7 Mart 2012 Çarşamba
21 Şubat 2012 Salı
Türkiye Haritamız
1) Türkiye Haritası yapbozunun parçalarını çıkardık ve üzerine hamurumuzu yerleştirdik.
2) Parçaları üzerine ekleyerek bölgelerin sınırlarını belirledik.
3) Siyah keçeli kalem ile üzerinden geçtik.
4) Hamuru masaya çıkardık ve bölgeleri farklı renklere boyadık.
5) Bir gün sonra bölgelerin adlarını yazdık.
2) Parçaları üzerine ekleyerek bölgelerin sınırlarını belirledik.
3) Siyah keçeli kalem ile üzerinden geçtik.
4) Hamuru masaya çıkardık ve bölgeleri farklı renklere boyadık.
5) Bir gün sonra bölgelerin adlarını yazdık.
Öneriler: Biz hamura un, tuz ve su koyduk. Yağ olmadığı için açması zor oldu. Ve çok kolay parçalandı. Yağlı kağıdın üzerine çıkarabilirdik ama biz doğrudan çıkarıp masaya koyduk. Masaya koyuncada kuruduktan sonra kaldırmak isterken parçalandı harita. Acemiliğimizi attık ama. Şimdi de dünya haritası yapmayı düşünüyoruz. Onu da hamurdan küre yapıp yapıcaz.
11 Şubat 2012 Cumartesi
Gamze-Atakan-Emrah
Ben hiç tanımıyorum Gamze'yi. Ama biliyorum artık dünyalar tatlısı oğlu Atakan'ı ne kadar çok sevdiğini, Emrah'la nasıl bir aşk yaşadıklarını, çektiği onca sıkıntıyı, döktüğü onca göz yaşını. Dün seyahate gider gibiyim yazısını tesadüfen okudum. Dualarım Gamze için. Bir anne, bir eş, bir kardeş, bir evlat, bir dost. Umarım her şey yoluna girer.
Gamze'nin eşi Emrah'ın yazdığı yazıyı aşağıya ekliyorum. Gamze bir vesile olsun. Böyle kan ve ilik bekleyen çok insan var; genç, yaşlı, bebek, çocuk. Ne kadar çok kan verilirse o kadar çok kişi için o kadar çok umut olacaktır. Allah tüm hastalara şifa versin.
GÜÇLÜ BİR BABANIN YAZISI
BU YAZI GÖZÜ YAŞLI AMA UMUDUNU KAYBETMEMİŞ GÜÇLÜ BİR BABANIN YAZISI, SEVDİĞİMİN SAYFASINA YAZDIĞIM İLK YAZI. SEN ÖYLE BİR ANNESİN Kİ ŞU ANDA BİLE YAVRUSUNU DÜŞÜNÜP BENİM ATAKANIN YANINDA OLMAMI İSTEYEN HER DERDİN ALTINDAN KALKABİLECEK BİR YÜREĞE SAHİP BİR ANNESİN. AMA UMUTMA BANA VE OĞLUMUZA BİR SÖZ VERDİN GİTTİĞİN KURSTA DERSİNE ÇOK ÇALIŞIP BÜTÜN SINAVLARDAN GEÇEREK, EN KISA ZAMANDA YANIMIZA GELECEKSİN.SANA ANLATDIĞIM O HİKAYE VE AVUCUNA VERDİĞİMİZ O ÖPÜCÜKLER BİR VEDA DEĞİL, BİR BAŞLANGIÇ; YENİDEN SAVAŞMAYA BAŞLADIĞIMIZ BU YOLCULUKTA SENİN EVLADINI VE SENİ DÜNYALAR KADAR SEVEN KOCANIN YOKLUĞUNU HİSSETMEMEN, BAZEN KONUŞMAYA BİLE TAKATİN OLMADIĞI DURUMDA BİZİ AVUCUNDA HİSSETMEN VE HİÇ BİR ZAMAN VAZGEÇMEMEN İÇİNDİ.
BEN BU SAVAŞTAN HİÇ VAZGEÇMEDİM NE OLURSA OLSUN VAZGEÇMİYECEĞİM. NE YAPMAM GEREKİRSE KANIMIN SON DAMLASINA KADAR HİÇ VAZGEÇMİYECEĞİM. NE OLUR SENDE VAZGEÇME VE YERDİĞİN SÖZÜ TUT.
ŞİMDİ BU YAZIYI OKUYAN HERKESE, BİZE DESTEK VEREN ONLARCA, YÜZLERCE BELKİ BİNLERCE GÜZEL İNSANIN, NE YAPABİLİRİZ SORUSUNA BİR YANIT:
SÜREÇ ÖNCELİKLE ÇOK GÜVENDİĞİMİZ DOKTORLARIMIZIN BAŞARILI BİR ŞEKİLDE KEMOTERAPİ TEDAVİMİZİ YAPMASI VE GAMZENİN VÜCUDUNUN İLK TEDAVİDE OLDUĞU GİBİ TEDAVİYE CEVAP VERMESİ GEREKİYOR.
SONRA BİZİM UYGUN İLİĞİ BULMAMIZ GEREKİYOR.
UYGUN İLİK, İLK OLARAK AKRABALARIMIZA BAKILACAK. MALİYETİ YÜKSEK BİR TEST OLDUĞU İÇİN SAĞLIK GÜVENCEMİZİN VE BİZİM KARŞILAYABİLECEĞİMİZ KADAR AKRABAMIZIN DOKUZ EYLÜL TIP FAKÜLTESİNDE DOKU TİPİ TARAMASINI YAPTIRACAĞIZ.
AYNI ZAMANDA TÜRKİYEDE İKİ ADET OLAN İLİK BANKASINA TARAMA İÇİN BAŞVURUMUZU YAPTIK. SÜREÇ PERŞEMBE GÜNÜ YAPILACAK KONSEYDEN SONRA BAŞLAYACAK.
TÜRKİYEDE BULUNAMASSA YURTDIŞININDA BULMAYA ÇALIŞICAZ ŞİMDİDEN YURT DIŞI MERKEZLERİ ARAŞTIRAN İNSANLAR VAR. EĞER BU TÜR YERLERDE ÇALIŞAN TANIDIĞINIZ İNSANLAR VARSA BİZE BU KONUDA TARAMA YAPMAK VEYA BAŞVURU İÇİN YOL GÖSTERİRLERSE ÇOK SEVİNİRİZ.
BEN BURADA GAMZENİN DOKU TİPİNİDE SİZLE PAYLAŞICAM, BELKİ DAHA ÖNCEDEN ELİNDE KENDİ DOKU TİPİ HAKKINDA BİLGİSİ OLAN VARSA BİR ÜMİT, TUTARSA VE BİZE YARDIMCI OLMAK İSTERSE LÜTFEN BİZİMLE İRTİBATA GEÇSİN.
GAMZE NİN DOKU TİPİ:
HLA-ABC SINIF I : A*03, A*30, B*08, B*08 CW*07, CW*07
HLA-DQ,,DR SINIF II: DRB1*0301, DRB*0301, DRB3, DRB3, DQB1*0201, DQB1*0201
GAMZE İÇİN BAŞKA NE YAPILABİLİR, İLİK DONÖRÜ OLABİLİRSİNİZ. NASIL:
TÜRKİYEDEKİ SAYISI İKİ OLAN BİRİSİ İSTANBUL ÇAPA TIP FAKÜLTESİ KEMİK İLİĞİ BANKASINA VEYA ANKARA İBNİ SİNA HASTANESİ İLİK BANKASI HİÇ ÜCRET ÖDEMEDEN BEN DONÖR OLMAK İSTİYORUM DİYEREK 10 DAKİKALIK BİR BASİT KAN ALINMASI SONUCU SADECE BİZE DEĞİL BU İLİĞE İHTİYACI OLAN TÜM İNSANLARA YARDIMCI OLABİLİRSİNİZ. İLEYİŞ BÖYLE DEVAM EDİYOR BENCEDE DOĞRUSU.
BU GÜN ÇAPA İLİK BANKASIYLA YAPTIĞIM GÖRÜŞMEDE DONÖR SAYILARININ 27000 OLDUĞUNU SÖYLEDİLER, TÜRKİYE GİBİ BİR ÜLKE İÇİN DOKU TİPİ TUTMA İHTİMALİNE GÖRE ÇOK AMA ÇOK DÜŞÜK BİR RAKAM. BU SAYIYI BELKİ SİZLERLE 100 BİNLER MİLYONLAR YAPABİLİRİZ TÜM İHTİYACI OLANLAR İÇİN.
DONÖR OLMAK İÇİN İLLA BURALARA DEĞİL BU BANKALARA DESTEK VEREN ÜNİVERSİTELER KONYA MERAM, KAYSERİ ERCİYES, ANTALYA AKDENİZ, İZMİR EGE TIP FAKÜLTESİNE BAŞVURABİLİRSİNİZ.
BEN DONÖR OLMAK İSTEMİYORUM AMA KAN VERİRİM DERSENİZ DOKUZ EYLÜL ÜNİ. KAN MERKEZİNE HEMATOLOJİ SERVİSİ HASTASI 559189 HASTA NUMARALI GAMZE AKBAŞ İÇİN KAN BAĞIŞINDA BULUNABİLİRSİNİZ. BUNUN İÇİNDE SİZDEN HİÇ BİR ÜCRET ALINMAYACAK VE KAN GRUBUNUZUN AYNI OLMASIDA GEREKMİYOR, HEPSİ KAN BANKASINA KOYULUYOR BİZİM İÇİN BAĞIŞ SAYISI FAZLA OLUNCA KAN İHTİYAÇLARIMIZ ANINDA KARŞILANIYOR.
VE YÜKSEK MERCİİDEKİ İNSANLAR, SADECE BİZİM İÇİN DEĞİL TÜM TÜRKİYE İÇİN SAĞLIK BAKANLIĞININ BU KONUYA DAHA FAZLA EĞİLİP İLİK BANKALARININ VE DONÖR SAYILARININ ARTTILIRMASI İÇİN GİRİŞİMDE BULUNABİLİR. ÇÜNKÜ BU İLİĞİN YAKINDA KENDİLERİNİNDE İHTİYACI OLABİLECEĞİNİ UNUTMASINLAR. SAYGILARIMLA.
http://atakan310309.wordpress.com/
7 Şubat 2012 Salı
Eylül'ün Espri Yeteneği
Bu güne kadar yaptığı şakaları, esprileri kayıt altına almıyorum ama bu konuda gayet başarılı. Hatta arkadaşları çoğu kez anlamıyor itiraz etmeye kalkıyorlar Eylül'ün söylediklerine. Ben söylüyorum Eylül şaka yapıyor diye. Eylül'de gayet sakin "Evet şaka yapıyorum, ne oldu ki?" diyor.
Bu sabahta Ekin'i gönderdikten sonra (babası götürüyor) Eylül'ü kaldırmaya gittim. Kafasını kaldırıp, kendini sıkıp anne kalkamıyorum dedi. Niye mi böyle yaptı? Bizim küçük kızımız Ekin hanım 6. ayında ve henüz yattığı yerden kalkamıyor. Kafasını kaldırıyor yastıktan kendisini de sıkıyor ama bir türlü kalkamıyor. Benim büyük, esprili kızımda sabah sabah kardeşini taklit edip beni güldürüyor.
(Keşke Eylül'ün Ekin'i taklidi hep böyle komik olsa. Ağzında emzik ki Ekin emzik almıyor, altında bezi, bazen hiç komiğime gelmiyor.)
6 Şubat 2012 Pazartesi
Para Biriktirme
Eylül'ün tatlı sakız sevdasıyla bir türlü başedemedik. 10 tane alsak bir günde hepsini çiğniyor. Şeker ihtiyacını bu şekilde karşılıyor. Hem dişlerine hem de heryerine zarar.
Geçen gün yine sakız krizi tuttu okuldan eve giderken. Benim de gönlüm razı değil tatlı sakız çiğnemesine. Aklını nasıl çelsem diye düşünürken biraz konuşma yapmam gerektiğine karar verdim ve başladım anlatmaya:
" Eylülcüm sen yazın tatile ve Ankara'da yaz okuluna gitmek istiyorsun ya. Oralara gidebilmen için paraya ihtiyacımız var. Para verirsek gidebiliriz öyle yerlere. Biz şimdi sürekli tatlı sakız, abur cubur, oyuncak için para harcarsak tatil için paramız kalmaz ve senin istediğin yerlere gidemeyiz. Bunları almayalım ve para biriktirelim gidebilmek için."
Anında etki etti ve ağlamayı bırakıp yola devam ettik. Bir hafta falan oluyorsa eğer bu konuşmayı yapalı, o günden beri marketten, oradan buradan herhangi bir şey istemiyor. Geçenlerde babasıyla markete gittiklerinde boyama kitabı almış. Evde bana gösterirken "içinde bilmece var anne, başka da bir şey istemedim zaten" diyerek açıklama yaptı. Halasına da "tatile gidebilmek için para biriktiriyorum"demiş .Bu gidişle abur cubur ve oyuncak için para harcama dönemimiz yaz sonuna kadar kapandı.
26 Ocak 2012 Perşembe
Eylül'ün Allah Hakkında ki Soruları
Doğduğu günden bugüne soru sormak gibi bir alışkanlığı olmayan Eylül kızımın bu günlerde acayip zorlayıcı soruları var: Anne, Allah nerede? Anne, bu yemekler Allah'ın mı?- Anne bu ev kimin? Bizim canım. - Allah'ın değil mi? - Anne, Allah'ı görmeyi çok istiyorum. Ben de nasıl cevap vereceğimi bilemediğimden "annecim bir araştırayım sana doğrusunu söyleyeyim. Sana nasıl anlatacağımı bilemiyorum" dedim ve bu akşam büyük ihtimalle sorularına cevap vericem. Biraz önce tavsiye üzerine http://www.sebnemdergisi.com adresine girdim ve orada "Allah nerede?" isimli makaleyi okudum. Şöyle yazıyor:
"Yedi yaşına kadar olan çocuklar: Bu yaş grubundaki çocukların “Allah nerede?” sorusundaki kastı, ismini duyduğu şeyleri zihninde şekillendirme çabasıdır. Çocuk, en iyi bildiği kavram ile, yeni duyduğu şey arasında kıyas yaparak çevreyi tanımaya çalışır. Örneğin, çocuğa, “Bir hafta sonra teyzene gideceğiz.” denildiğinde, çocuk “bir hafta”nın ne demek olduğunu henüz bilmiyorsa, “Yedi kere akşam olacak, ondan sonra gideceğiz.” diye açıklama bekler. Yani çocuk, bir önceki tanıdığı ile bir sonraki tanınacak arasında ilişki kurarak hayatı algılamaya çalışır. Bu itibarla, çocuk eğer “Allah çoook uzaklarda…” diye duymuşsa, bu uzaklık çocuğun zihninde bir şeylerle kıyasa tâbî tutulacaktır. Ankara kadar uzakta… İstanbul kadar uzakta… Yıldızlar kadar uzakta gibi… Bu sebeple bu yaş grubundaki çocuklara verilecek cevaplar, bir mesafe, şekil ve görüntü içermemeli, aksine, ileriki yaşlarda kendisinde merak hissi uyandıracak, Allah arayışını kesmeyecek cevaplar olmalıdır. Bu hassasiyet gözetilmeden verilecek cevap, zihnin bir köşesinde alarmı kurulmuş bir soru olarak, her an mevcudiyetini korumaktadır.
Bu sebeple yedi yaşına kadar olan çocuklara verilecek cevap konusunda, çocuk ile âile arasında şu iletişimi tavsiye ediyoruz… “Oğlum, ağaçları yaratan Allah… Kuşları yaratan Allah… Çiçekleri yaratan Allah… Bizleri yaratan Allah… O’nun yarattığı her şeyi etrafımızda görüyor, hissediyoruz… Ama O nerede ben bilemiyorum… Hissediyorum, O her an bizimle… Ama bilemiyorum nerede…”
Bu yaştaki bir çocuğun “Allah nerede” sorusuna aradığı cevap, filozofik, tasavvufî ve ilmî derinlikte ve yoğunlukta olmamalı, aksine, verilecek cevap, bir sonraki zihinsel yaşta verilecek cevaba hazırlık niteliği taşımalıdır."
Ben de bu şekilde anlatmaya çalışacağım. Bu konuda bilgisi olan varsa büyük bir açlıkla okumaya/dinlemeye hazırım. Ayrıca şöylede düşünüyorum: Eylül birilerinden Allah ile ilgili bir şeyler duymuş ve kafası karıştığı için sorup duruyorda olabilir. Nasıl cevap vereceğimi bilmediğimden hemen konuyu kapatınca pek sorgulayamadım nedenlerini.
22 Aralık 2011 Perşembe
Uyku Ritüelimiz
Eylül: Diş fırçalama, su içme, kitap okuma, zeytinyağıyla masaj, yatakta azıcık sohbet.
Ekin: "Banyo, banyo" diyerek banyoya hazırlık, banyo, zeytinyağıyla masaj, beslenme, yatak.
Eğer yatırdıktan sonra ağlarsa alıyorum kucağıma. Ağlamazsa oyalanması için bırakıyorum ve kısa bir süre sonra yanına gittiğimde uyuduğunu görüyorum. Banyosunu her akşam 19.15-19.30 arası yaptırmama rağmen uyuması 22.30'u bulabiliyor. Ablasına çekti hazaar. :)Bazen ablasına kitap okurken ikisini de kucağıma alıyorum. Bi birini kokluyorum bi öbürünü.
Eğer yatırdıktan sonra ağlarsa alıyorum kucağıma. Ağlamazsa oyalanması için bırakıyorum ve kısa bir süre sonra yanına gittiğimde uyuduğunu görüyorum. Banyosunu her akşam 19.15-19.30 arası yaptırmama rağmen uyuması 22.30'u bulabiliyor. Ablasına çekti hazaar. :)Bazen ablasına kitap okurken ikisini de kucağıma alıyorum. Bi birini kokluyorum bi öbürünü.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

