Sizlerin bu konuda ki fikirlerinizi almak isterim. Oturduğumuz evin iki kat üstünde ki daireyi aldık ve 2 haftadır
evimiz biraz karışık. Önümüzdeki hafta inşallah taşınma işini
bitireceğiz. Bu süreçte çocukların çok etkilendiklerini okumuştum ama
bizim için çok zor olacağını düşünmüyorum çünkü Eylül'ün ortamı aynı
olacak. Aynı apartman, aynı arkadaşlar. Sadece ev 2-3 haftadır çok
dağınık ve taşınma sırasında da okul olduğu için biraz zorlanacağız
gibi. Öğretmenine taşınacağımız söylediğimde "böyle şeyleri bana
Eylül'ün söylemesini istiyorum" dedi. Bu dönemde Eylül ve Ekin için
neler yapmak gerekir?
İKinci konu, ödev konusu. Eylül'ün anaokulu müdürüyle
konuştuğumuzda zaten önümüzde 10 günlük bayram tatili var, havalar güzel
çocukların aklı sokakta kalıyor, çocuklar anaokulundan yeni çıktı, 2-3
ay yaz tatili yaptılar. Bayramdan sonra hatta 29 Ekim'den sonra bir
düzen oluşturun, bu günlerde çocuğu çok zorlamayın falan dedi. BAna da
çok mantıklı geldi. Nasıl olsa bayram tatilinden dolayı çocuklar okulu
iyice unutacaklar. Ama normal süreçte ödev konusunda neler yapmam
gerekir? Ben Eylül'e "illa ödevi okumak zorunda değilim, ödeve bak ve ne
yapman gerektiğini anlamaya çalış" dedim. Ama anlayamam ki dediğinde de
"anlaman gerekmiyor, ben okumaya geleceğim, sen anlamaya çalış yeter"
dedim. Gerçekten de okumadan çok güzel yaptı, ne yapması gerektiğini
anladı. Sürekli ödevini yapması gerektiğini söylüyorum, o da yanımda dur
anne diyor ama ben ödev bitene kadar başında durmayı pek sağlıklı
bulmuyorum, tek başına yapmasının daha iyi olacağını düşünüyorum. Boyama
ödevlerini zaten yaptırmıyorum. Çok düzenli çizgi çalışması yapmasa da
olur gibime geliyor. Zaten çiziyor, motor gelişimi de iyi, çocuk için
çok sıkıcı oluyor. Bir iki sıradan sonra taşırdığı oluyor, güzel
olduğunu söylüyorum. Yalnızca sürekli ödev hatırlatmak, yapmadığı için
sinirlenmek, öğlenci olduğu için ödevin bir kısmını sabaha bırakmak pek
doğru gelmiyor bana. Bu ödev işini nasıl halletmeliyiz?

2 Ekim 2013 Çarşamba
Benim Oldu
Babası Eylül'e dedesinin aldığı kırmızı çizmesini denettiriyor. Diyor ki: Kızım bu çizme sana küçük geliyor. Büyümüşsün sen. Eylül'de istiyor ki olsun. Zorluyor da zorluyor. İkisi yere çömelmiş kafaları öne eğilmiş çizmeyle uğraşırken Ekin hanım ikisinin ortasında bir sağa bir sola gülerek sallanıyor, bana bakıyor ve diyor ki: Benim oldu, benim oldu.(01.10.2013)
Ablasının okula gitmesi Ekin'i çok üzdü. Bayağı bir geriye dönüşler yaşadı. Diyor ki : Ben de okula gidicem. Biz de diyoruz ki "büyüyünce gideceksin." Meliha teyzesine demiş ki: Çok yemek yiycem,büyüycem, okula gidicem."(01.10.2013) Ablası gider de Ekin gidemez mi? Korkum 4 yaşında falan ilk okula başlamaya kalkması. :)
Birşey oldu Eylül ağlıyor. Ekin bir panik mutfağa yanıma koşturdu "Elül ağlıyor, Elül ağlıyor" diyerek elimi tuttu ve Eylül'ün yanına götürdü. (30.09.2013)
Ablasının okula gitmesi Ekin'i çok üzdü. Bayağı bir geriye dönüşler yaşadı. Diyor ki : Ben de okula gidicem. Biz de diyoruz ki "büyüyünce gideceksin." Meliha teyzesine demiş ki: Çok yemek yiycem,büyüycem, okula gidicem."(01.10.2013) Ablası gider de Ekin gidemez mi? Korkum 4 yaşında falan ilk okula başlamaya kalkması. :)
Birşey oldu Eylül ağlıyor. Ekin bir panik mutfağa yanıma koşturdu "Elül ağlıyor, Elül ağlıyor" diyerek elimi tuttu ve Eylül'ün yanına götürdü. (30.09.2013)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)