9 Nisan 2013 Salı

Ekin'le Hafta Sonu Faaliyetleri



 Ayakkabı kutusundan düğme koyma kutusu




 Mantı kesme tahtasında ponponları yerleştirme, içine düşürme, ablayla birlikte masa tenisi oynama ve havaya fırlatıp etrafı rezil etme oyunu

Şekilleri uygun yerlere koyma oyunu.

3 Nisan 2013 Çarşamba

Matematik 10'arlı 1000'e kadar dizme





 Sürekli sayma çalışmaları yapıyor Eylül. Ben de internette bu çalışmayı bulunca Eylül için halasıyla birlikte hazırladım. Mantığını 300'den sonra kapmaya başladı. Ama tabii çalışmaya başlamadan çalışma örtüsünü sermem gerekiyordu. Arada kaynattık örtüyü.

Bulaşık Makinesi Bozulunca



Sanki kırk yıldır elinde bulaşık yıkıyormuş gibi bulaşık yıkadı yavrum. Çok şaşırdım. Masayı da temizledi, sildi. Sonrada anne çok yoruldum dedi. O sırada bizim küçük kız da kitap okuyordu. Büyük işte küçük oynaşta. :))

20 Mart 2013 Çarşamba

Fotoğraflarla Bizim Kızlar

Aba dit, aba dit (abla git)
 Hadi Ekin nereye saklanmış bulun bakalım.

 Ekin, gel topla kızım döktüklerini.


 Televizyon molası.


 Anne - kız toplantısı yaptık evimizde. Eylül'e gelen hediyeler. 10 kız çocuğu ve anneleri, arkadaşlarıyla birlikte 25 kişiydik.
Çiş yapmış mı yapmamış mı kontrol ediyor ablası.

28 Şubat 2013 Perşembe

Yaralı Sokak Köpeği

             Salı günü Ekin'i ve Meliha ablayı alarak kermese gittik. Kermesten dönerken havanın da çok güzel olması dolayısıyla parka uğradık. Her zaman gittiğimiz parkta bu güne kadar görmediğim bir adam sokak hayvanlarını besliyordu. Ben sürekli buralardayım dedi ama hiç görmemiştim. Beslediği hayvanlardan birisinin memesinde kocaman bir kitle vardı. Ne olduğunu sorduğumda emzikliyken yavrularından ayırıldığını,  ekiplerce yakalanıp kısırlaştırıldığını ve zaman içinde sütlü memelerin bu şekilde ur oluşturduğunu söyledi. Tanıdığım veteriner hekime götürebileceğimizi söyleyince Perşembe günü boş olduğunu söyledi. Ben de belediyeden köpek taşıma aracı ayarladım ve ilçedeki veteriner hekime götürdük. Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere ur, deriyi yırtmış, arka tarafında mantar başlamış, gözlerinde de alerji oluşmuş. Ayrıca sırtında da kısırlaştırmak için köpeği yakalamak amacıyla attıkları uyuşturucu iğnenin bir kısmı kalmış. Cumartesi günü ameliyatı var. İnşallah iyi birşeye vesile olmuşumdur.




25 Şubat 2013 Pazartesi

Çocuk Saflığı

             Bu zamanın çocukları çok cingöz. Cumartesi günü Eylül,Ekin ben apartmanın önüne indik. Ben Ekin'le top oynadım Eylül'de apartman arkadaşıyla saklambaç. Eylül doğru düzgün koşamıyor, sobeleyemiyor veya saklanamıyor. Ama oyundan, arkadaşıyla birlikte olmaktan keyif alıyor. Sürekli arkadaşı sobeliyor ama hep Eylül ebe olmuyor. Sırayla ebe oluyorlar. Oyunun ilerleyen zamanlarında Eylül arkadaşının saklandığı yeri buldu, "sobe,sobe" diyerek koştu. Arkadaşı Eylül'e bağırıp "artık saklanbaç oynamak istemiyorum" dedi. Eylül'de sobelemeden "tamam oynamayalım" dedi. Ne oynayalım falan diye konuşurken arkadaşı "tamam neyse saklambaca devam edelim" dedi. Bizimkisi yine tamam dedi. Hiç, sobelenmemek için mızıkçılık yaptığını anlamadı.

            Ertesi gün yine aynı kadro bu sefer ellerimizde biri büyük diğeri küçük iki topla indik aşağıya. Toplardan birini Eylül'ün diğer apartman arkadaşı aldı, öbür topu Ekin'den bir ay büyük Eylül'ün arkadaşının kardeşi aldı. Benim iki saf kızım topa bakıp ağlamaklı olurken diğerleri topla keyif yaptı. "Anne, ....... bana topu vermiyor" "Hadi ama ................ topu aldın gittin, tek başına oynuyorsun, getir buraya Eylül'le oynayın". Sonra saklambaç oynamaya başladılar. Dünkü senaryonun aynısı.  Üç beş sobeden sonra tam Eylül sobeleyecekti ki "Eylül, ben saklambaç oynamak istemiyorum, ebelemece oynayalım" dedi. Eylül sobelemeden geri geldi tamam diyerek. Sonra da arkadaşı "neyse vazgeçtim, saklambaç oynayalım" dedi. Eylül ona da tamam dedi. Arkadaşları hiç bir şekilde sobelenmemiş oldu. 

          Bu kadar saf olmasını hiç istemiyorum ama arkadaşlarına karşı fişeklememek için de bir şey demiyorum. Çok kurnaz, çıkarcı, cingöz bir tip olmaz diye düşünüyorum. Çünkü babası ve annesi öyle tipler değil. Ama biraz da olsa akıllanır diye ümit ediyorum.

             Ekin de ayrı bir hikaye. Gücü bize yetiyor. Bize kızdığı zaman vuruyor, bağırıyor. Ama yukarıda bahsettiğim kızı görünce kaçıyor. Bir iki kere ittirmiş vurmuş bu küçük kız, Ekin korkup kaçıyor, kucağıma çıkıyor. Pazar günü bu küçük kız düşüp elini acıttığı için ağladığında ise,  biraz kızı izledi, sonra da "al bebek, bebek al" diye zorla eline geçirdiği topunu verdi. Kıyamadı kıza. :)) İki kızımda ensesine vur lokmasını al cinsinden. :)) Bir de çok merhametliler.

13 Şubat 2013 Çarşamba

El yazisi kelimeler





           Eylül'e bilgisayardan el yazısı  kelimeler hazırladım. Önce laminasyon aletinin kesicisiyle kestik Eylül'le. Sonra da yapıştırdık. Okula başlamadan önce el yazısına aşina olsun diye hem el yazısıyla yazılmış kitaplar almaya başladım hem de bu yazıları evin bilumum yerlerine yerleştirdik.