26 Mayıs 2010 Çarşamba

İlk Kez Bırakıp Gitti

Dün akşam ben ayakkabımı giyim, üstümü giyim Meliha teyzeme gidiyim dedi. Hayırdır Eylül, nereden çıktı Meliha teyzene gitmek dedim. Gidicem dedi, ozaman Erdem'i arıyım, gelip seni alsın dedim, tamam dedi. Ama Erdem geldiğinde hayır gitmiycem demek olmaz, arayıp Erdem'i çağırırsam gitmek zorunda kalırsın dedim. Yine tamam dedi. Eylülcüm niye gidiyorsun, bişeymi oldu dedim, hayır dedi. Ben orada yemek yiycem dedi, ne yemek var orada dedim, yeşil fasülye dedi. Meliha teyzesini aradım, sana gelecekmiş dedim, sende yeşil fasülye varmış onu yiyecekmiş dedim. Eylül'e verdim telefonu. Eylül bizim evimizde yeşil fasülye yok annem dedi, ıspanak vardı onuda biz yedik bitti dedi,Eylülde ozaman ben , o zaman ben şeker! yemeye gelirim dedi. (Şeker sonradan aklına gelmiş gibi, vurgulu söyledi) Ben getireyim dedi Meliha teyzesi, olur dedi Eylül, sana zahmet Meliha abla dedim, telefonu kapattık. Biraz sonra Meliha teyzemiz elinde yarım torba şekerle geldi. Çay içtik, sohbet ettik, Meliha abla ben gidiyorum dedi. Eylül başladı bende gelicem, ben sizin evinizde yatıcam kalkıcam, sabah buraya gelicem demeye. Eylül ben yarın işe gidicem, orada yatarsan sabah beni göremezsin, öğlene kadar birlikte olamayız dedim. Baktık gidici, kimse tutamaz. Giydirdim üstünü, ayakkabasını, Meliha teyzesinin elinden tutup gitti. Camdan bakarken ağlamamak için zor tuttum kendimi. İlk kez beni bırakıp gitti. Fotoğrafını falan da çekmedim gidişinin. O sahneyi bir daha görmek istemiyorum. Ben Eylül gider gitmez temizlik yapmaya başladım. Babası maçtan geldi, önce zile bastı sonra anahtarla kapıyı açtı. Eylül korkmasın diye önce zile bastım dedi. Anahtar sesine irkiliyor. Eylül yokki dedim, Meliha teyzesine gitti dedim. Etrafa bakmaya başladı, saklandımı yoksa dedi. Anlattım, morali bozuldu. Ben arıyım bir dedi, karşı taraf telefonu açar açmaz Meliha abla Eylül napıyor dedi. :) Ben gelip alayım mı diyince Meliha teyzesi baban alsınmı demiş, Eylül'de evet demiş. Babası gitti getirdi. İçeriye önce babası girdi, ben anneme küstüm diyor dedi. Eylül içeri girince, babası barışın hadi dedi. Ama ben küsmedim ki dedim. Eylülcüm istediğin zaman istediğin yere gidebilirsin, biz seni gelir alırız dedim. Gittiğin için sana küsmedim ben dedim. Gelip bana sarıldı sırtımı pışpışladı. :) Sonra gidip yemek yedik. Ben yemiycem, Meliha teyzem bana yumurta kırdı dedi. (Evde yemek olmayınca yumurta kırmış teyzesi) Sonra hemen yattı. Gece huzursuzdu. Pişik olmuş, anne popom acıyor diye ağladı, krem sürmek için zor ikna ettim. Sonra burnu tıkalı, tuzlu su damlattım, öksürüyor. (dün önce küçük kornetto arkasından yarım max, akşam arka arkaya iki top külahta toplam 3,5-4 dondurma yedi ve ben babasına söylemedim dondurmadan öksürdüğünü) Zor yattı uyandı, uyku tutmadı sonra babamın yanına gidicem dedi, yatak odasına gittik yattık. Sabah kalktı biraz hasta. O zaman bende şimşek çaktı. Akşam hasta olacak gibi duruyor, ev soğuk ve üstünü giymiyor. Eylül tamam giymiyorsun, hasta olunca da sana ilaçta içirticem, iğne de yaptırıcam dedim. Yaptırmam ki dedi, ben zorla yaptırırım dedim. Eylül yoksa sana ilaçta içirticem iğne de yaptırıcam dedim diyemi gittin Meliha teyzene dedim. boynunu büktü, kafasını salladı, ufacık bir evet çıktı ağzından. Eylül çok özür dilerim, sana öyle söylememeliydim dedim. Bir daha seni öyle tehdit etmiycem canım, çok çok özür dilerim senden dedim. Hemen boynuma sarıldı yine pışpışladı tamam dedi. Kızımı ne kadar korkutmuşum ki evden gitti. Bir daha korkutmam.

Seni ne yapmak mutlu ediyor.

21 Mayıs 2010 Akşam yemeğinde
Ben:Eylül, seni ne yapmak mutlu ediyor?
Eylül: Yemek yapmak, Dağa gitmek.
Ben: Gerçektenmi?
Eylül: Evet.
Ben:Başka
Eylül:Katiler(Kathy) gelmek.
Ben:Kathy'lere gitmek.
Eylül: Hayır, Katiler gelmek.
Ben: Aaa, Kathylerin gelmesi.
Eylül:Evet.
Ben: Başka.
Eylül: Çocukların gelmesi (Buradaki çocuklar kim anlamadım), Babamın gelmesi, Bekirlerin gelmesi. (Bekirle Kathy evli :) )

20 Mayıs 2010 Perşembe

Çiçeklerimiz

Bundan yıllar önce düğünümüze gönderilen çiçeklerden bir kaç tanesini kendi evim için almış, geri kalanları da annem ve kayınvalidem arasında paylaştırmıştık. Bizim evimize gelen bütün çiçekler kurudu, annemdekiler ne oldu bilmiyorum ama kayınvalidemdekiler coştukca coştu. Görümcemde sevdiği için çiçekleri, bakmakta zorlanmadılar. Ben çiçekleri kuruttuktan çok sonra iki küçük kaktüs almıştım, onlarıda çürüttüm. Eylül büyüyünce aslında evde çiçek olmasının, ona bakmanın, ilgilenmenin, sulamanın ne kadar güzel olacağını düşünüyordum. Bugün görümceme gittiğimizde, size çiçek vereyimmi diye sordu, sanki içimden geçenleri okumuş gibi. O bu soruyu sorarken bende alıcı gözüyle çiçekleri inceliyordum. Hiç ikiletmeden ver dedim. İki tane verdi. Tamda istediğim çiçeği verdi. RAhmetli kayınvalidemin çiçeğiymiş. Eylül kucağıma ver dedi, eve giderken taşırsın dedik. Kapıdan arabaya kadar kucağında taşıdı çiçeği, arabada da biraz tuttuktan sonra bana verdi. Eve gelince çiçekleri güneşi severlermiş diye camın önüne koydum. Eylül inşallah kurutmaz. Benim elime kalırsa kesin kururlar.

Sayı Boncuklarında Son Nokta

Aldığım yorumlar ve montessori sitelerindeki anlatımlardan yaptıklarımın ne kadar hatalı olduğunu farketttim. Aldığım kalın telle telafisini de yaptım. Resimlerden de anlaşılacağı gibi kalın tel aldım, makas gibi olan aletle ucunu kıvırdım, 10 tane boncuk geçirdim, yine aynı aletle ucunu kırıp kıvırdım. Sert ve düzgün sayı boncuklarımız hazır.







18 Mayıs 2010 Salı

Sayı Boncukları 2


Bunları da dün eakşam ve gidince yapmıştım. Öğlen Meliha ablaya gittiğimde Eylül'e verdim. Yılan o anne elleme dedi. Dün yaparkende tırtıl diyordu. Sonra ben hepsini uç uca taktım, yılan gibi yapıp beni yemeye kalktı. Saydırıyorumda, sayıyor güzelce.

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Sayı Boncukları


Öğlen Eylül'le birlikte sayı boncuğu yaptık. Ben tele geçirmesi için 10 tane boncuk ve teli hazırladım, Eylül tele boncukları geçirdi, bitince metal uçları taktım. Tele geçirdiği boncukları saymasını istedim, çok güzel saydı. Şimdilik 3 tane deneme amaçlı yaptık. Akşam daha büyük gri boncuklarla yapmaya devam edeceğiz.




16 Mayıs 2010 Pazar

Tatlıyım, tatlısınız



Sevgili inciboncuk Gülşah blogumu tatlı bulmuş ve tatlı blog ödülü ile ödüllendirmiş.


Çok teşekkür ederim Gülşah. Beni çok mutlu ettin.

Ödülün bazı kuralları var:


-Bu ödülü 10 tatlı blogger'a gönderiniz.
-Bu ödül ile ilgili bir post hazırlayınız. Ve ödülü kimden aldığınızı cümle aleme duyurunuz.
-Ödülü bloğunuza koyunuz ki gören ne kadar tatlı olduğunuzu anlasın.
-Ödüllendirdiğiniz 10 kişiye yorumla haber veriniz ki onlarda sevinsin.

Bende ödülümü gönderiyorum.

  1. Bir Ege Masalı
  2. Bir annenin buldukları
  3. elfana
  4. inci minci
  5. archi sugar
  6. keos zone
  7. blogcu anne
  8. kitubi
  9. ayça oğuş
  10. Hülyacım