Tatil olunca Ankara'ya gidilir gibi bir tavrımız var bizim. Fırsatları pek kaçırmıyoruz buraya gelmek için. Yolumuzu gözleyende olunca gelmemek olmaz ama, değil mi?

22 Ekim 2012 Pazartesi
19 Ekim 2012 Cuma
İletişim Donanımları - Keşke'siz Bir Yaşam İçin İletişim
Doğan Cüceloğlu'nun kitabı. Ben göya Nutuk'u okuyacaktım. Sivas
kongresinden sonra araya bir iki kitap kattım. Bu kitabı okumanızı
öneririm. Çok bilgilendirici, geliştirici, yön verici bir kitap. Yazarın
her konu öncesi, bir önceki konunun özetini geçmesi, kitabın sonunda
maddeler halinde özet sunması ders kitabı niteliğinde olmuş ve bence çok
güzel olmuş. (büyük bir ihtimallede ders kitabı olarak okutuluyordur diye düşünüyorum :) ) Diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum ama annemin yıllar önce bana hediye ettiği İçimizdeki
Biz kitabını okuyamamıştım. O yüzden de korkuyorum
diğer kitaplarını okuma girişiminden.
Ayrıca http://www.dogancuceloglu.net/tvprogrami izlenmeli. İzlemek, dinlemek çok zevkli.
18 Ekim 2012 Perşembe
Evde miyiz, değil miyiz?
Eğer Eylül'ün yapıp, delip benim de ip geçirip kapıya astğım kapı süsümüzde sadece kapı resmi görüyorsanız evdeyiz demektir. Gelebilirsiniz. Yok eğer kız resmi görüyorsanız dışarı çıkmışız, evde yokuz demektir. Lüften kapı süsümüze göre hareket ediniz efenim. :)
5 Ekim 2012 Cuma
Okul Alışverişi
Eylül, yıllar önce kreşe yarım gün olarak başladığında ilk işim sırtına okul çantası alıp takmak olmuştu.Hayır yani ne olacaksa. O daha olayı anlamadan ben heyecan yapıp işi abartmıştım. Gerçi abartmak benim göbek adım gibidir. Birinci doğum gününde de bisiklet almıştım, yürümeye başladığı için. Üç dört ay sonrada ilkokul formasını almayı düşünüyorum. Göz aşinalığı olsun, okul dönemi bir de kafayı formaya takmasın diye. Manyak mıyım neyim. Neyse efendim, Çarşamba günü Suna abla ertesi gün okul alışveriş listesi vereceğini söyledi. Ardından da Eylül'ü uyardı : "Anne ve baba ne zaman uygun olursa o zaman alınacak" diye. Hani çocuk kafayı onları takıp burnumuzdan getirmesin diye. Ertesi gün listeyi aldığımda "bu saate kadar zor dayandım Suna abla, telefon açıp isteyecektim neredeyse" dediğimde bayağı bir güldü Suna abla. Eylül'ün umrumda bile değil ki, hafta sonu alsak sesini çıkarmayacak garibim. Listemizi aldık, eve gidip anneanne ve dedemizin gönderdiği kırtasiye malzemeleri içinden istenilenleri okul çantasına koyup olmayanları almak için aceleyle alışverişe gittik. Ne kadar güzel bir şey yarabbim, bebişin büyüyor ve okul için alışverişe çıkıyorsun. Aldıklarımızın fotosunuda çektim. Anısı olsun, değil mi ama?
Not 1) Fotoğraftaki çanta benim yıllar önce aldığım okul çantası değil. Bu çantayı babası almıştı.
Not 2) Hayır, fotoğraftaki o ayakları yemek gibi bir şansınız yok. :))
Not 2) Hayır, fotoğraftaki o ayakları yemek gibi bir şansınız yok. :))
3 Ekim 2012 Çarşamba
60 Ay
Eylül kuzusu 60 ayını doldurdu. İlk okula kaydı bile çıktı. Ama biz kötü anne-baba ilk okul yerine anaokuluna gönderdik. :) Kızımız şimdi anaokullu.
Doğum gününü okulda kutladık. Geçen yıl da okulda kutlamıştık ve o zaman
kucağımda 1 aylık Ekin hanımda vardı. Bu sefer Eylül "Anne Ekin'i de
getir" dediği halde "getiremem kızım, uğraşamam onunla" açıklamasıyla
götürmedim. Kızım, ben , öğretmenleri ve arkadaşları kutladık. Akşamında
da halası aldığı kedili elbiseyi verdi. Meliha teyzesi de beyaz bluz ve
kırmızı pantolon almış ama önceden verdi, eve gelmedi. Babası
Bilgiçarkı diye bir oyun almış. Eylül'den çok Ekinek ilgilendi. Eylül'de
babasının Eylül'e aldığını iddia ettiği ama aslında çaktırmadan Ekin'e
aldığı minik toplarla oynadı. Ben de kızıma BDK'nın da tavsiyesiyle üç
boyutlu Küçük Prensi aldım. İyiki almışım, çok beğendim.
Doğum günün kutlu olsun tatlı minicik ablam. Büyüdüğü için değil kardeşi olduğu için abla olan küçücük minicik kızım. Seni çok seviyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)