10 Kasım 2010 Çarşamba

..........

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı ve özlemle anıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Mİlleti denir. Ne Mutlu Türküm Diyene.

8 Kasım 2010 Pazartesi

İzlediğimiz Filmler

Eylül'e aldığım ilk cd Küçük Deniz Kızı'ydı. Son zamanlarda çok izlemesek bile 1 yıl idare edecek kadar izlemiştik. Bundan sonra favorimiz Buz Devri 1,2, 3'dü. Günlerce izledik. Sürekli izledik, hep izledik, izledik, izledik. Eylül bak bu var bunu izleyelim, hayır Buz Devri, şunu izleyelim, hayır buz Devri. Şimdilerde de Leydi ve Sokak Köpeği favorimiz. Sabah kalkar kalkmaz anne izleyelim diyor. OKula gidiceksin, hazırlanman lazım, olmaz diyorum. Ama akşam illaki bir cd bile olsa izliyor.

Dedesinin aldığı Dondolino sallanan koltuğunu da odasındaki televizyonun karşısına koydum, film koltuğu oldu. Yayıla yayıla oturup film izliyor. Arada bir tepsiye meyvelerini koyuyorum, keyifle izlerken zevkle yiyor.



Benim izlediğim filmlere gelince. Aylar önce Adalet Peşinde'yi izledim. (buradan sonraki iki cümle film hakkında ipucu vermektedir) Sonunu beğenmedim ama sonuna kadar çok güzeldi. Amerikan filmlerinin saçma sapan sonu, Amerikan adaleti asla yanıltılamaz, asla yanılmaz falan.

Geçenlerde Ahmet Ümit'in Sis ve Gece'sini okudum. Ardından filmini izlemek istedim. Yarısını izledim ama henüz tamamlayamadım. İnşallah en kısa zamanda sonunu getiririm.

Son olarak Ejderha Dövmeli Kız'ı izledim. Kitabını çok beğenmiştim. Filmini de çok beğendim. Harika bir film olmuş. Tavsiye ederim.

3 Kasım 2010 Çarşamba

Kuma

Pazar günü Eylül'ü park park gezdirdim. Buradaki parkların birinde çocuklar için cimnastik aletleri koymuşlar, çok şirin olmuş. Eylül onlarla ilgilenirken kadının teki laf açtı. Şuradaki kadınlar (kamelyadakileri gösteriyor) orada oturuyor, çocukları da tepelerde geziyor. Ben bağırınca in oğlum demeye başladılar. Devlet yapmış, gerisi bize kalıyor. Biz sahip çıkmazsak ne olur buraların hali dedi. Sonra o civarda oturup oturmadığımı, nereli olduğumuzu, neler yaptığımızı sordu. Hafiften sohbet ediyorken iki kadın daha geldi. Çocukların dönme dolap gibi kullandıkları alette hep birlikte otururken konu çocuk sayısına geldi. Dört çocuğum var dedi, şuradaki morlu, buradaki kırmızılı diye gösterdi. Kadınlardan biri ne işin vardı da dört tane doğurdun deyince, peh ben hiç doğurmadım ki dedi. Üvey mi bunlar dedim. Benim hiç çocuğum olmadı, kumamın bunlar dedi. İki anneli bunlar dedi. Kadının belki parası yoktu, tedavi olamadı, belki kocası tedaviyle çocuğu kabul etmedi, belki tedavi olmaya çalıştı ama olamadı bilemiyorum. Ama doğurmuş olmayı istediğini düşündüm. Eylül kaydıraklara giderken beni de çağırdı, sohbet yarım kaldı. Klişe bir düşünce belki ama ne hayatlar var diye düşündüm.

1 Kasım 2010 Pazartesi

Nİğde Hayvan Barınağı

Şimdi facebookta hayvan severler grubunun başlığını görünce şoka girdim. Daha geçenlerde hasta bir köpeği almaları için Nİğde Belediyesi veteriner hekimiyle görüşmüş, köpeği barınağa gönderttmiştim. Ne kadar yanlış yaptığımı bu haberle öğrenmiş oldum. Zavallı hayvanlar. Bu sokak köpeği, bu sahipsiz zavallılar için sizde aşağıda ki dilekçeye imza atarsınız diye düşünüyorum.

http://www.sessizkalmasucaortakolma.com/dilekce/dilekce_detay.asp?id=730&DURUM=2

http://www.facebook.com/home.php?#!/notes/hayvan-severler/nigde-cigrindan-cikti-bir-imza-ile-siz-de-vahsete-dur-deyin-/457933297569

Nurturia, Doğum Günün Kutlu Olsun

Uzun zamandır (Nurturia zaten 1 yaşında, ne kadar uzun olabilir ki) üyeyim bu siteye. Yalnız kaybım büyük çünkü bütün özelliklerini sonradan fark ettim. Gruplara girebiliyorsun, kendin grup kurabiliyorsun, sorular sorup, cevaplar verebiliyorsun, mesajlaşabiliyorsun. Özel, genel halinden bilgi verebiliyorsun. Yani başka insanların tecrübelerinden faydalanıp, kendi tecrübelerini paylaşıyorsun. Bu özelliklerin çoğunu yeni farkettiğim için kaybım büyük. Ama geç veya erken bu sitede olmak bana çok şey kattı.

Nurturia'nın doğum günü kutlu olsun. İyi ki doğdun. İyi ki birlikteyiz.

Takvim


Yelken oyuncaktan takvim almıştık. Biz aldık, dedesi parasını ödedi. Başka türlü alamazdım zaten. En üstte Ramazan'da GEnçlik Parkı'nda Eylül'ün Ebru sanatçısı bir ablayla birlikte yaptığı ilk Ebrusu. Allta solda kendi başına yaptığı ikinci Ebrusu (son vuruşu yine abla yaptı), sağda ki de Bekir amcasının verdiği fotoğraf. Askı da lastik tokalarını astğımız kurdele var. Şimdi takvimin hemen yanında "Eylülcüm seni çok seviyorum" yazılı bir kart da var.

Cumhuriyet Bayramı

Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamaya Meliha teyzesi ile birlikte gittik. Bando takımını ben çok severim ama Eylül çok gürültü olduğu için biraz rahatsız oldu. Komşunun çocuklarını kortejde görünce aaa Tekincan abi, Büşra abla dedi, mutlu oldu. sonra da hadi gidelim dedi. Bayrak alıp Eylül'ün odasını süsledik. Babama hediye edilen el yapımı Atatürk tablosu yıllardır salonda duruyordu, bu bayramda Eylül'ün odasına aldık. Yazın anneannesi yada dedesinin aldığı ışıklı Türk Bayrağını da Türk Bayraklı balonla duvara yapıştırdık. Camımızı da süsledik.


Odasının camı




Önden, sağdan ve soldan görüntü farklı.


Bu da duvarı.